Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” sürecinde silah bırakma aşamasının MGK tarafından teyit edilmesinin ne zaman tamamlanacağına ilişkin, “Kesin bir takvim verip bu takvimde bitecek demek bana doğru gelmiyor” dedi. Sahada olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Yılmaz, silah bırakma sürecinin aşama aşama ilerleyeceğini ifade etti.
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” sürecinde silah bırakma aşamasının MGK tarafından teyit edilmesinin ne zaman tamamlanacağına ilişkin, “Kesin bir takvim verip bu takvimde bitecek demek bana doğru gelmiyor” dedi. Sahada olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Yılmaz, silah bırakma sürecinin aşama aşama ilerleyeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AA Editör Masası’na konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyonla mücadeleye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Eylül ayı enflasyonunun yüzde 29,7 olarak gerçekleştiğini belirterek, “Dolayısıyla bir yüzde 30 psikolojik sınır bir anlamda kırılmış oldu” dedi.
Yılmaz, savaşın yaşanmaması halinde enflasyonun 7 puan daha düşük olabileceğini belirterek, “Buna rağmen yüzde 36’yı görmüş durumdayız. Temel mallarda enflasyon yüzde 16’nın altına düşmüş durumda, 15,9. Enflasyonu yukarı çeken hizmet kalemleri, orada da bir aşağı doğru gidiş var ama henüz tam arzu ettiğimiz noktada değiliz” diye konuştu.
“2027 İÇİN YÜZDE 21 ENFLASYON DÜZEYİ”
Kent içi ulaşım fiyatlarının da enflasyonu yukarı çektiğini ifade eden Yılmaz, “Böyle enflasyonun çok üstünde artışlar yapılmaması lazım. Bir taraftan bu kurallar, bir taraftan arz yönlü politikalar, diğer taraftan para politikaları, bütün bunların bütüncül bir etkisiyle önümüzdeki yıl biz yüzde 21 diye ifade ettik orta vadeli programda” dedi.
Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Birinci aşama, silahların bırakılması, bunun sahada tespiti, teyidi ve yine Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından bunun teyit edilmesi. Yani silahların bırakıldığının ve örgütün fesih olduğunun MGK tarafından teyit edilmesi. Bu birinci aşama. İkinci aşama, bu gerçekleşirse ikinci aşamaya geçiliyor. Kanunun içinde de bu mekanizma oluyor” dedi.
Yılmaz, dört alt kuruldan ikisinin birinci, ikisinin ise ikinci aşamayla ilgili olduğunu, ikinci aşamayla ilgili adli ve hukuki işler ile sosyal uyum ve bütünleşme alt komisyonlarının henüz ikinci aşamaya geçilmediği için hazırlık yaptığını söyledi.
Birinci aşamayla ilgili iki alt komisyonun ise sahayı takip ve izleme komisyonu ile silahsızlanma ve stratejik koordinasyon alt kurulu olduğunu belirten Yılmaz, “Bu iki kurul şu anda çalışmaya başlamış durumda. Bu iki kurul çünkü birinci aşamayla ilgili ve çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
“SAHADA OLUMLU GELİŞMELER GÖRÜYORUZ”
Yılmaz, örgütün silah bırakma sürecinde sahadaki gelişmelerin takip edildiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“Burada da sahada gelişmeler görüyoruz, olumlu gelişmeler. Özellikle sınırımızda hassas birtakım bölgelerde bazı mağaraların boşaltılması, buradaki yapıların artık teyit olmaktan çıkması söz konusu. Bir diğer yandan tabii bu Sincar dediğimiz bölgenin yine Irak Hükümeti’nin kontrolüne bırakılması, Başika Kampı’nın artık görevini tamamlaması gibi birtakım sahada olumlu gelişmeler olduğunu görüyoruz. Bunlar çok önemli gelişmeler. Olumlu yönde dediğim gibi bir ilerleme söz konusu. Ama tabii zor süreçler bunlar. Sonuçta dediğim gibi yılların getirdiği süreçler. Burada biraz sabırla bu süreci takip etmek ve adım adım hedefe doğru yine yürümek gerekiyor. Sonuçta fesih kararını ve silahları bırakma kararını veren bizatihi örgüt, kendisi yani. ‘Ben artık bu yöntemlerle devam etmek istemiyorum’ diyen örgütün kendisi. Dolayısıyla bu adımları aşama aşama atmalarını bekliyoruz.”
“TÜRKİYE KENDİ SORUNLARINI KENDİ İÇİNDE ÇÖZEN BİR ÜLKE”
Sahadaki gelişmelerin teyit edilerek ilgili kurullara sunulacağını belirten Yılmaz, Meclis’te de süreci izleyecek bir yapının oluşturulmasını beklediklerini söyleyerek, “Meclis Başkanımız bu konuda partilerle bir çalışma başlatmış durumda. Bu da güzel bir örnek oldu. Bakın Türkiye, kendi sorunlarını başka bir güce, başka bir üçüncü göze, uluslararası bir kuruluşa götürmeden kendi içinde çözen bir ülke. Bu inşallah tam bir başarıya ulaştığında dünyaya da bir örnek olacak, bir başarı hikayesi olacak diye inanıyorum” dedi.
MGK’NIN TEYİTİ
Yılmaz, silah bırakma sürecinin MGK tarafından teyit edilmesine ilişkin kesin bir takvim vermenin doğru olmadığını belirterek, “Şimdi buralarda takvim vermeyi ben doğru bulmuyorum. Bu tür konular, hani takvim verip ondan sonra da sanki bir olumsuzluk varmış gibi bir algı oluşmasının doğru olmadığına inanıyorum. Bu, tabiatı gereği zor bir konu. Üstelik bölgemizde şu anda bir savaş var, işte bu savaş koşullarının getirdiği yansımalar da söz konusu” dedi.
Sürecin doğru yönde ilerleyip ilerlemediğine bakılması gerektiğine değinen Yılmaz, “Evet, doğru yönde gelişiyor, olumlu yönde gelişiyor, ilerlemeler var. Ama bir kesin takvim verip bu takvimde bitecek demek bana doğru gelmiyor” diye konuştu.
“PROVOKATİF SÖYLEMLERE PRİM VERMEYELİM”
Yılmaz, sürecin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasını temenni ettiklerini belirterek, dezenformasyon ve provokasyonlara karşı şöyle uyarıda bulundu:
“Çünkü bu süreçlerde dezenformasyon çok olur. Provokasyon yapmaya çalışanlar olabilir. Burada da vatandaşlarımızı bu vesileyle uyarmak isterim doğrusu. Türkiye’nin bu beladan kurtulmaması için, bu sorunun Türkiye’nin ayağına pranga olarak kalması için gayret eden çeşitli çevreler provokasyonlar yapabilirler. Vatandaşımızın kafasını karıştırmak için dezenformasyonlar yapabilirler. Lütfen bunlara karşı da uyanık olalım.”
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tecrübelerine dikkatİ çekerek “Lütfen provokatif söylemlere, eylemlere hiçbirimiz prim vermeyelim” ifadelerini kullandı.
YENİ ANAYASA ÇAĞRISI
Yılmaz, Meclis’teki tablonun yeni anayasa konusunda da umut verdiğine dikkati çekerek “Meclisimiz temel bazı konularda birlikte hareket edilebileceğini gösterdi” dedi.
Yeni anayasa konusunda AK Parti’nin kendi iç hazırlıklarını uzun zamandır yaptığını, MHP’nin de kendi hazırlığını yaptığını kaydeden Yılmaz, “Ama bu sadece AK Parti’nin veya Cumhur İttifakı’nın yapabileceği bir iş değil. Yine Meclis’te en geniş mutabakatı hem Meclis’te hem sosyal toplumsal düzeyde gerektiren bir süreç. Neden olmasın? Türkiye bunu yapabilecek olgunlukta. Terörsüz Türkiye’de bunu gösterdi Türkiye. Meclisin geniş mutabakatla temel bir meseleye yaklaşım geliştirebileceğini göstermiş oldu” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen askeri geçit törenine ABD, Fransa, İngiltere ve Mısır’dan askeri birliklerin katılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu durumu “üzüntü verici” olarak nitelendirerek, 1974 Barış Harekâtı’na ilişkin Yılmaz, şunları söyledi:
“1974 Barış Harekatı’yla Türkiye Cumhuriyeti garantör ülke olarak Kıbrıs’a sadece Türk tarafına değil, tüm Kıbrıs’a huzur ve barış getirdi. Bunun altını çizmek isterim. Yarım asırdan fazla bir süredir o adada Kıbrıs’ta huzur var, güvenlik var. Ve bu ortam Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaradığı gibi Rum tarafına da yaradı. Ve her iki taraf bu süreçte demokrasilerini geliştirdi, kalkınma süreçlerini geliştirdi. Güvenliğin olmadığı yerde ne demokrasi olur ne kalkınma olur. Bütün ada bu süreçten istifade etti ve şu anda geçmişe göre çok daha müreffeh, çok daha gelişmiş bir konumda Kıbrıs adası.
Şunun da altını çizmek isterim: Kıbrıs Rum kesimi soykırım suçuyla uluslararası mahkemeler önünde yargılanmakta olan bir yönetimle de iş tutuyor. Şu anda yaptıkları o İsrail Netanyahu Hükümeti. Dolayısıyla soykırım suçundan yargılanan bir yönetimle iş tutan bir zihniyetin yarın Kıbrıs Türkü’ne nasıl bakacağını herhalde herkes tahmin edebilir. Bir taraftan uluslararası alana çıkıp ‘biz çözüm istiyoruz, barış istiyoruz’ deyip sonra da adanın, tüm adanın güvenliğini riske atacak şekilde birtakım maceralara girmeleri, tutumlar, ilişkiler geliştirmeleri hiçbir şekilde kabul edilemez. Ama şunun altını ben çizmek isterim: Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanındadır. Yanında olmaya da devam edecektir. Bu anlamda da endişe edilecek hiçbir durum görmüyorum, açıkçası. Ama elbette Rum kesiminin bu yaptığı, attığı adımların hiçbir şekilde adaya, ne kendilerine ne adaya bir faydası olmadığını, tüm adanın güvenlik risklerini arttırdığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
Gündem Keçiören, “Ankara’nın En Büyük İlçesinden Gündem” anlayışıyla Keçiören’den yükselen tüm gelişmeleri hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; yerelin nabzını tutan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap